Kırmızı Saçlı Kadın
Oidipus ile Sohrab'ın arasında
Pamuk'un en kısa, en yoğun romanlarından biri. 1985 yazında, 16 yaşındaki Cem, İstanbul'un dışında — Öngören adlı bir kasabada — kuyu kazan usta Mahmut'un çırağı olur. Baba yoksunu bir çocukluğun ardından Mahmut ona bir "bilgi babası" gibi gelir. Aynı yaz kasabada bir tiyatro kumpanyası gelir, içinde kırmızı saçlı bir kadın vardır — Cem'in hayatının bundan sonrasını belirleyecek karşılaşma.
Roman iki efsane arasında salınır: Sophocles'in Oidipus'u (babayı bilmeden öldüren oğul) ve Firdevsi'nin Şahname'sindeki Rüstem ile Sohrab hikâyesi (oğlunu tanımadan öldüren baba). Batı'nın oğul suçu, Doğu'nun baba suçu. Cem bu iki efsanenin çekişmesinde yaşar, büyür, zenginleşir, suçluluk duyar ve sonunda — 30 yıl sonra — aynı kuyuya geri döner.
Küçük ama sıkı bir kitap
Kitap Türkçede 2016'da, İngilizcede 2017'de yayımlandı. Akademide özellikle "baba figürü" üzerine feminist ve psikoanalitik eleştirel okumalar aldı. Bazı okurlar kitabı Pamuk'un "eski ustalığının" zirvesi sayarken, bazıları onu "çok şematik" buldu — tartışma açık. Pamuk kendisi kitabın fikrini 1988'de, yakınlarda kuyu kazan bir ustayı gördüğü bir yaz tatilinden sonra not ettiğini söylüyor.