Nobel'in yirminci yılı: Pamuk'un Stockholm'deki "Babamın Bavulu" konuşması yeniden okundu
12 Ekim 2006'da Orhan Pamuk Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı. Yirmi yıl sonra, Stockholm'de yaptığı konuşma — "Babamın Bavulu" — hâlâ Türk edebiyatının en çok alıntılanan metinlerinden biri.
On iki Ekim iki bin altı. İsveç Akademisi'nin daimi sekreteri Horace Engdahl, Stockholm'de mikrofonun başında. İki tek cümle kuruyor, dünya edebiyatı bir an duruyor: Bu yılki Nobel Edebiyat Ödülü, doğduğu kentin melankolik ruhunun izini sürerken, kültürlerin çarpışması ve iç içe geçişi için yeni semboller bulan Türk yazar Orhan Pamuk'a verildi.
Pamuk o sırada Columbia Üniversitesi'nde dersteydi. Haberi bir asistan kendisine bildirdi; telefonu kapattığında ilk söylediği şey şuydu: "Şimdi ne yapacağım?"
"Babamın Bavulu"
Nobel geleneği, ödül sahibinin Aralık ayında Stockholm'de bir konuşma yapmasını ister. Pamuk bu konuşmayı "Babamın Bavulu" olarak başlıklandırdı. Konuşma babasının, ölümünden iki yıl önce Pamuk'a bıraktığı bir bavulla başlar — bavulun içinde babasının genç yaşında yazdığı ama kimseye göstermediği defterler, hikâyeler, şiirler vardır.
Edebiyat, bir insanın kendini kendisine, kendisini bildiği şeyden daha derinden anlatmasıdır. Bir yazar, yaptığı şeyin gerçekten edebiyat olduğuna kendisi inanmalıdır.
Konuşma yirmi dile çevrildi. Türkçesi Babamın Bavulu adıyla aynı yıl Yapı Kredi Yayınları'ndan çıktı ve bugün hâlâ basılıyor.
Yirmi yıl sonra
Bugün, ödülün yirminci yılında, konuşma üniversitelerde okutulmaya devam ediyor. Türk edebiyatı bölümlerinin açılış metni olarak sıkça seçilen bu konuşma, aynı zamanda Pamuk'un yazarlık poetikasının en sıkı özeti kabul ediliyor.